Ebeveyn Danışmanlığı
- Benan Özan
- 7 Tem
- 1 dakikada okunur

Duygular, her zaman hemen ad bulamayabilir. Çocuklukta da yetişkinlikte de bedende belirir, davranışla taşar; kimi zaman genişler, kimi zaman sıkışır. Sinir sistemi başka bi’ sinir sistemiyle temas ettiğinde -özellikle güvenli bi’ ilişkide- bu ham duygu yavaş yavaş biçim bulur. Beyin, birlikte düzenlenmeyle bağlantılar kurar, esner, öğrenir.
Yakın ilişkiler, aile bağları, psikoterapi gibi insanı insanla tutan ilişkisel alanlar duygunun tek başına dönüp durmasına değil, paylaşım içinde anlam bulmasına eşlik eder.
Ebeveynlik de böyle bi’ eşlikçidir. Çoğu yetişkin bu role hazırlanmadan, öğrenmeden, kendi hikayesinin yankılarıyla girer. Bu nedenle mesele, kusursuz olmak ya da çocuğu için kendini feda etmek değil; çocuğun duygusu karşısında yetersiz hissedilen anlarda bile orada kalabilmek ve varlığını sürdürebilmektir. Bazen durarak, bazen bekleyerek, bazen anlamı birlikte arayarak…
Bakım dediğimiz şey, yalnızca çocuğu büyütmez; ebeveynin de iç dünyasını dönüştürür. Ebeveyn/aile danışmanlığı da bu sürece destek olmak için vardır. Ebeveynliğin “yanlış yapılıyor” olmasıyla ilgili değildir; ilişkinin yükünü paylaşmak, duyguyu birlikte taşıyabilecek bi’ çerçeve kurmakla ilgilidir. Çocuğun gelişimsel ihtiyaçları ile birlikte ailenin beraber öğrenme ve uyumlanma halinin zaman içinde genişleyebilmesi için vardır uzman o alanda.
Kandinsky’nin iç içe geçen daireleri gibi her ilişki yeni bi’ halka açabilir. Bazen uzaklaşarak, bazen de yaklaşarak birlikte yeni biçimler arayabiliriz.
Belki de ebeveynlik,
kendimizle baş edebildiğimiz kadar değil;
birlikte düşünmeyi göze alıp genişleyebildiğimiz kadar mümkündür.
.
🖼️ Bu posta eşlik eden eser:
Wassily Kandinsky, Several Circles (1926), Solomon R. Guggenheim Müzesi.




Yorumlar